24.10.2020 - Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu

ŞİFA VEREN ELE ŞİDDET OLMASIN

AHEF’in organize ettiği ve TAHUD’un ,GENEL SAĞLIK İŞ’in,TSS’in,BDS’nin,AHASEN’in dernek ve sendikaların destek verdiği,Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı çalışanlarının, yaşadığı Şiddet ve hak kayıpları için 8 Şubat Mitingi Ankara,Anıtparkta gerceklesti .Mitingde Dernek ve Sendika başkanları konuşma yaptı.ASEF Başkanı Ayşegül DURGUT’un konuşması

Saygıdeğer Meslektaşlarım ,kıymetli basın mensupları hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum
Üzülerek belirtmek gerekir ki günümüzde şiddet her yerde ve her şekilde karşımıza çıkmaya devam etmektedir. Sağlıkta şiddet, sağlık çalışanlarını tehdit eden her türlü söz, davranış, fiziksel ya da cinsel saldırı olarak tanımlanmaktadır. Şiddet sadece sağlık çalışanlarını değil, toplumu da ilgilendiren önemli bir halk sağlığı sorunudur.
Aile Hekimliği, sağlık sisteminde hasta ile ilk temas noktası olması nedeniyle sağlık sektöründe uygulanan şiddet açısından da ilk şiddet noktası olmaktadır. Bizler aile sağlığı merkezinde çalışan Aile Sağlığı Çalışanları olarak hastayla temas eden ilk kişileriz ve ne yazıkki bu yüzden de en çok şiddete maruz kalanlarız.
Aile hekimliği sisteminin beraberinde getirdiği iş tanımı belirsizliği ,usulsüz ve kanunsuz teklifler, iş yükü ve angaryalar, sürekli değişen mevzuat ve keyfi yüklenen görevler ya şiddetin zeminini oluşturmakta ya da direkt şiddetin kendisi olabilmektedir. Nitelikli sağlık hizmeti vermeye çalışan birinci basamak sağlık çalışanları şiddet ,mobbing ve maddi sıkıntılar ile de mücadele etmektedir. Aile hekimliği çalışanları anayasal hak olan izinlerini vekaletsiz kullanamamakta, lisans ve lisans üstü mezunu olan aile sağlığı çalışanları yoksulluk hatta açlık sınırında maaşa mahkum edilmektedir. Doğumdan ölüme kadar yanınızda olan, gelecek nesillere sağlık aşılayan bu eller insanca yaşamayı hak etmektedir.
İşi insana hizmet etmek olan meslektaşlarımızın bir kısmı ,uğradığı şiddeti mesleğinin bir parçası olarak görmekte ve bu travmaya sistematik bir biçimde maruz kalmaktadır. Bazen de şikayet ettiklerinde daha büyük sorunlarla karşılaşacakları düşüncesi nedeniyle olayı kabullenme yönünde tutum sergilemektedirler. Adeta bir buz dağı gibi sadece görünür yüzünün tartışıldığı şiddet olaylarında mutlaka derinlemesine çözümler aranmalı ve buz dağının suyun altında kalan kısmı da incelenmelidir. Görev başında yaşanan olay basit bir darp gibi algılanmamalı, hizmet aksaması oradaki hasta ve tüm çalışanların etkilendiği bir bütün olarak değerlendirilmelidir.Sağlık alanında da şiddet haritaları çıkarılmalı; kim tarafından, nerede, ne zaman, ne şekilde, hangi bahaneyle sağlık çalışanlarının şiddete maruz kaldığı ayrıntılı bir şekilde ele alınmalıdır.Şiddeti uygulayan kişi/kişiler görünürde birçok bahanenin arkasına saklansalar da hiçbir neden şiddet olaylarını meşrulaştırmamalıdır. Etkin ve caydırıcı cezalar olmalı, şiddet uygulayan iyi hal indirimi, erteleme, tutuksuz yargılama gibi yaptığı eylemi sıradanlaştıran ceza indirimleri ile tekrar suça teşvik edilmemelidir. Şiddetin her türlüsüne prim vermeyen bir hukuk sistemi benimsenmeli ve yasalar işler hale getirilmelidir. Sağlık okuryazarlığı ve iletişim teknikleri tüm halka öğretilmelidir.
İnsani ilişkilerde kabalığa yer yoktur. Diğer her şey incelikten kırılırken, sadece insan kabalıktan kırılır. Sevgi, barış ve uzlaştırıcı kültüre sahip insanlar olarak; gençlerimizi ve çocuklarımızıda böyle yetiştirerek, kavga etmeden derdimizi dile getirerek şiddetin önüne geçebiliriz. Şifa veren eller bu vefayı hak ediyor. Sevgi, Saygı ve Hoşgörüyle…
AYŞEGÜL DURGUT
ASEF (AİLE SAĞLIĞI ELEMANLARI FEDERASYONU )BAŞKANI

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
WhatsApp chat